KURUCU VAKIF: BİLİM VE SANAT VAKFI

 
Bilim ve Sanat Vakfı web sitesi için tıklayın.

"Özgür ve hoşgörülü bir çalışma, araştırma ve tartışma ortamında; evrensel, ulusal ve mesleki bilgi ve düşüncelerin sorgulanması, yeniden üretilmesi, yaygınlaştırılması ve insanlık yararına uygulanması yolunda kesintisiz çaba harcamak. Bu çaba içindeki yetenekli bilim ve düşünce insanlarına katkıda bulunmak..."

1986 yılında kurulan Bilim ve Sanat Vakfı, 30 yıllık köklü geçmişi boyunca bu hedeflere ulaşmak için yüzlerce faaliyet gerçekleştirdi, binlerce bilim, kültür ve sanat insanına temas etti. Bir yandan çağdaş dünya toplumunun ana dinamiklerini anlamaya, diğer yandan Türkiye’nin tarihi köklerini bulmaya ve bu kökler üzerinde sağlıklı bir geleceğin inşasına katkıda bulunmaya çalışan Bilim ve Sanat Vakfı, bunu sağlamak için sahip olduğu tüm bilgi birikimini İstanbul Şehir Üniversitesi’ne aktarıyor.

ÇEYREK ASIRLIK BİR SERÜVEN

Adı olan her şeyin bir hikayesi vardır derler. Bir adı verenlerle, o adı alıp sürdürenler, ad koyanlarla ad sürdürenler, hikayenin ortak yazarları, ortak kahramanları olurlar.

İstanbul Şehir Üniversitesi adını alan bu bitmemiş hikaye, aslında evvela başka bir adla, başka bir hikayeyle, yine bitmemiş bir hikayeyle başlar. O hikayenin adı Bilim ve Sanat Vakfı’dır.

1980’lerin sonlarında İstanbul’un Aksaray’ında, Fatih’inde, Sultanahmet’inde, mütevazı mekanlarda buluşan tutkulu bir grup üniversite öğrencisi şu temel tespitlerle yola çıkarlar:

Medeniyetimiz kapsamlı bir meydan okumayla karşı karşıyadır...
Bu meydan okumaya ancak derinlikli bir zihniyet dönüşümü ile yanıt verilebilir...
Bu zihniyet dönüşümünün taşıyıcısı olacak bir ilmi önder prototipine ihtiyaç vardır...
Zira medeniyetimizin içine düştüğü durum, ne siyasi başarısızlık, ne ekonomik geriliktir; sürekliliği ve tutarlılığı olan özgün bir ilmi gelenekten yoksunluktur...
İlmi geleneğin inşası kısa vadeli gündemler ve siyasi dalgalanmaların üstünde, uzun vadeli, sabırlı bir yürüyüş gerektirir.

Bunlar bilginin inşasını merkeze koyan tespitlerdir. Doğru soruların acele cevaplardan daha sahici olduğuna inanan, bilgiyle yeniden var olacağına inananların tespitleridir. Bu tespitlerin ışığında başlayan arayış 90’lı yıllarda sesini bulmaya, şahsiyetini tebarüz ettirmeye başlar. Seminerleri, sempozyumları, araştırma merkezleri, yayınları, kütüphanesi ve yetişmesine katkıda bulunduğu ilim talebeleriyle Bilim ve Sanat Vakfı pek çokları için belki sivil, belki alternatif diyebileceğimiz bir tefekkür yuvası olur.

90’lı yıllarda sesini bulan vakıf, 2000’li yıllarda çeşitlendirdiği çalışmalarıyla belki de üniversite kurma liyakatine en fazla sahip ilim ve kültür kurumlarından biri haline gelir. Nihayet 2000’lerin sonunda bu bitmemiş hikaye, Bilim ve Sanat Vakfı, arayışlarına yeni bir ad daha verir ve yeni bir hikaye başlar: İstanbul Şehir Üniversitesi. 80’li yıllarda adı konulan ve 90’lı yıllarda şahsiyeti tebarüz eden Bilim ve Sanat Vakfı, 2000’li yıllarda İstanbul Şehir Üniversitesi'ni kurar.

Hikaye hikayeden doğar, üniversite vakıftan...

İstanbul Şehir Üniversitesi aslında Bilim ve Sanat Vakfı’nın arayışını yeni bir kurumsallaşma ile derinleştirme çabasının ifadesi olur. Amaçlanan, vakıf kendi mantığı ve ilkeleri istikametinde yürüyüşünü sürdürürken, vakıfta damıtılan verimleri daha geniş bir yelpazeyle buluşturup zenginleştirmek ve üniversiter bir kurumsallaşma ile yeni ilmi yüzleşme ve imkanlara açılmak olur. Türkiye’de medreseden darülfünuna, oradan günümüz üniversitesine henüz idesini/idealini bulamamış üniversiter eğitimi en anlamlı haliyle Türkiye’de temsil etmek bir misyon olarak benimsenir.

Bir çeyrek asrı aşan bu serüvenin geldiği noktayı, ufukların bitimsizliğini, enginliğini ilham eden hikmetli bir masal deyişiyle ifade etmek mümkün: Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik, bir de dönüp baktık, bir arpa boyu yol gittik...

Adı olan her şeyin bir hikayesi vardır demiştik. Ad verenlerle adı sürdürenler, hikayenin ortak kahramanı, ortak yazarı olurlar. İstanbul Şehir Üniversitesi adını, bu öyküyü, belki başka zamanlarda, başka diyarlarda, başka sahalarda çoğaltacak ve yazmayı sürdürecek olan geleceğin ŞEHİR’lilerini bu serüvene katılmaya davet ediyoruz.

SAYILARLA BİLİM VE SANAT VAKFI:

Toplam Seminer: 1.701
Toplam Seminer Saati: 10.127
Toplam Öğretim Elemanı Sayısı: 316
Toplam Seminer Katılımcısı: 30.736
Öğrenci Sempozyumu Sayısı: 25
Öğrenci Sempozyumu Tebliğ Sayısı: 449
Kitap, Süreli Yayın, Görsel İşitsel Koleksiyonu: 212.101

BİLİM VE SANAT VAKFI
Vefa Cad. No: 41, 34134, Vefa/İstanbul
Tel: +90 212 528 22 22
Faks: +90 212 513 32 20
E-Posta: bilgi@bisav.org.tr