Prof. Dr. Şerif Mardin'i Kaybettik
6.09.2017
İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi ve Türkiye sosyal bilimler tarihinin büyük ismi Prof. Dr. Şerif Mardin’i 6 Eylül 2017 günü kaybettik. Acımız ve kaybımız büyük. 

​​​​

ŞEHİR Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi ve Türkiye sosyal bilimler tarihinin büyük ismi Prof. Dr. Şerif Mardin'i 6 Eylül 2017 günü kaybettik. Acımız ve kaybımız büyük. Şerif Hocamızı şükranla, rahmetle anıyoruz. ​Sonuncusu TÜBA Akademi Ödülü ve TÜBA Şeref Üyeliği olmak üzere​ sayısız ödül, yüzlerce makale, yazı ve söyleşi, pek çok kitapla sosyal bilimlerin çeşitli alanlarındaki araştırmacılar için yetmiş yıldır öğretmenlik yaptı. Türkiye'nin sosyal bilimler camiasının başı sağolsun.

Prof. Dr. Şerif Mardin yetmiş yıla yaklaşan verimli akademik serüveniyle ülkemiz sosyal bilimler tarihinde derin izler bıraktı. Eserleri bir büyük ve açık metin olarak çeşitli açılardan sonraki kuşaklar tarafından irdelenecek ve çalışılacaktır. Şerif Mardin'in yetmiş senelik akademik hayatı beş dönemde incelenebilir. Lisans ve doktora eğitimini yaptığı Stanford Üniversitesi yıllarında odaklandığı klasikler incelemeleri ve siyasi fikir tarihi çalışmalarıyla ilk gençlik araştırmalarının kapılarını açmıştır. Halen referans eserler olan Yeni Osmanlı Düşüncesinin Doğuşu ve Jön Türklerin Siyasi Fikirleri çalışmaları bu eğitimin mahsulüdür. İlk akademik yıllarını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde geçiren Şerif Mardin bu yıllar boyunca geç dönem Osmanlı tarihinde siyasi fikirlerin değişimi, modern kurumların doğuşu, iktisat düşüncesinin gelişimi, sosyal tabakalaşma, Osmanlı toplumsal yapısındaki değişimler üzerine odaklanmıştır. Yirmi yıla yakın süren Mülkiye tecrübesinin son yıllarında Şerif Mardin Din ve İdeoloji konusuna yoğunlaşan araştırmalar yaparak, Osmanlı Türk tarihinde dini kurum, fikir ve fenomenlerin araştırmasına başlar. Sonraki yıllarda bu konularda çok sayıda çığır açıcı makaleler yayınlamaya devam edecektir. Mülkiye yıllarında kısa süren Hürriyet Partisi deneyimi ve Forum yazarlığının yanı sıra Türkiye Sosyal Bilimler Derneği'nin kuruculuğu gibi çok sayıda siyasi ve entelektüel etkinliğin içinde yer almıştır.

Şerif Mardin 1970'lerin başında Aptullah Kuran'ın daveti ile akademik yaşamının ikinci dönemini oluşturan Boğaziçi Üniversitesi'ne geçer. Burada kurucusu olduğu İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı'nın yanı sıra Türkiye'de bütünsel bir sosyal araştırmanın gelişimi için Alman geleneklerinden esinli bir Sosyal Bilimler bölümü kurar. Bu bölüm maalesef YÖK'ün kuruluşu sonrasında kapatılır. Bu bölümü kurma amacını anlamak Şerif Mardin'in disiplinlerarası araştırmalarının mahiyetini anlamak için fikir vericidir. Bu yıllar Mardin'in Türkiye siyaseti, gençlik ve şiddet üzerine yazıları, sosyal epistemoloji, Osmanlı kültür tarihi üzerine araştırmaları ile geçer. Deadalus'ta yayınlanan ünlü merkez-çevre makalesi bu dönemin ilk yıllarının ürünüdür. 70'lerin çatışmalı ortamında çıkan en önemli metinlerden İdeoloji kitabının yayını, dönemin sığ siyasi tartışma ortamında kapsamlı bir bilgi sosyolojisi denemesidir. Mevcut siyasal toplumsal ortama Şerif Mardin tarzında bilimsel bir müdahaledir. 1980'lerin ortasına doğru Cemil Meriç'in tavsiyesi ile Said Nursi'nin dini söylemi ve anlayışı üzerine çalışmaya başlar. Nursi üzerine yazdığı eserin 1989'da yayınlanmasının ardından büyük tartışmalar başlar ve Şerif Mardin kendi anlamacı yaklaşımından taviz vermeden benzer yayınlar yapmayı sürdürür.

Üçüncü akademik dönemi bu eserin yayınlanmasının ardından başlar ve Şerif Mardin aldığı teklifle Washington'daki American University'de Islamic Studies (İslam Araştırmaları) kürsüsünün başına geçer. Yirmi yıllık Boğaziçi tecrübesi sonrasında, üçüncü önemli akademik durağı olan American University'de yaklaşık on yıl çalışır. Bu yıllar boyunca Şerif Mardin'in sivil toplum, Osmanlı ve Türk entelektüel tarihi, modern dünyada İslam, müceddidi Nakşibendilik, sekülerizm konularında  çok sayıda makale ve yazısı yayınlanır. 1980'lerin ortası ve 1990'lı yıllar aynı zamanda Şerif Mardin'in çalışmalarının toplu eserler halinde İletişim Yayınları tarafından basılmaya başlandığı, geniş kamuoyu ve sosyal bilim severlerce yoğun ilgi gören yıllardır. Murat Belge'nin öncülüğünde başlayan bu toplu basım süreci az da olsa halen devam etmektedir.

Dördüncü durağı olan 2000'lerin başından 2011'e kadar Sabancı Üniversitesi'nde çalışan Şerif Mardin burada lisansüstü düzeyde dersler ve seminerler verir ve öğrenciler yetiştirir. Osmanlı entelektüel tarihi, modern bilimlerin Osmanlı'ya girişi, modern Türkiye'de kitle siyaseti ve İslami oluşumlar üzerine çalışır. Şerif Mardin'in Sabancı yılları çok sayıda genç araştırmacının  Mardin'in yönlendirmeleri ile bilim felsefesi, siyaset felsefesi, ahlak felsefesindeki yeni açılımları Türkiye tarihi ve toplumu üzerinde çalıştıkları birçok çalışmaya yol açıcı bir zaman dilimidir. Bu yıllarda bizzat kendi seçtiği ve kısa önsözler yazdığı makalelerinden seçmeleri kapsamlı İngilizce bir kitap olarak yayınlar.

Şerif Mardin Hocanın son durağı 2014'ten vefatına kadarki yıllarda ŞEHİR Sosyoloji'de geçti. Hocamız lisansüstü düzeyde dersler vererek genç araştırmacılara yeni araştırma heyecanları aşıladı. Engin Deniz Akarlı hoca ve Nurullah Ardıç'la birlikte Aydınlanma Düşüncesi, modern eğitimin doğuşu ve okur-yazarlık, Fransız Devrimi, kavramların tarihsel sosyolojisi, TBMM'deki toplumsal-ideolojik tartışmalar konularında birlikte dersler verdi ve seminerler yaptı. Son üç yıldır öğrencilere evinin kapılarını açmış, derslerini cömert ikramlar eşliğinde evinde yapmaktaydı. Şerif Hoca'nın dinmek bilmeyen eğitim ve araştırma heyecanı son aylarda sağlığı kötüleşene kadar dur durak bilmeden devam etti. Nitekim vefatından üç ay kadar önce hastanedeki yatağında 2017 Güz döneminde vereceği dersin hazırlıklarına başlamıştı. Son aylarında Fransız İhtilali üzerine bir kitap ve 1930'lu yıllarda TBMM'de yaşanan temel tartışmalar üzerine (Nurullah Ardıç'la beraber) bir makale yazmayı planlıyordu.

Şerif Mardin Osmanlı-Türk modernleşme tarihinin çeşitli veçheleri üzerine yaptığı araştırmalarla Türkiye sosyal bilimler tarihinde kurucu bir rol oynadı. Din-devlet ilişkileri ve İslam'ın bir toplumsal güç olarak Türkiye toplumundaki rolü, Osmanlı-Türk düşünce tarihi, Türkiye'de merkez-çevre ilişkileri, din ve ideoloji gibi konularda bugün hala temel referans kaynağı olarak kullanılan kurucu metinler yazdı; iktisat tarihi ve edebiyat sosyolojisi alanlarında da öncü çalışmalara imza attı. Meselelerin tarihsel derinliğine doğru kazı yaparak ilerleyen yaklaşımı, eleştirel okumalar yaparak konuları çeşitli yönleriyle aydınlatan yöntemi ve belki de onun çok değer verdiği kritik düşünceyi her an araştırma sürecinin parçası kılma tarzıyla sonraki kuşaklar için değerli bir mirası arkasında bıraktı. 

Nur içinde yatsın.

​İstanbul Şehir Üniversitesi

haber.png