23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Haftası’nda “ŞEHİR’de Çocuk Etkinlikleri
25.04.2019
İstanbul Şehir Üniversitesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Haftası’nı, “ŞEHİR’de Çocuk Sempozyumu” ve 27 Nisan Cumartesi günü düzenlenecek “ŞEHİR Çocuk Şenliği” ile kutluyor.

​​​​​​​​​​​​​​​​İstanbul Şehir Üniversitesi'nde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Haftası kapsamında bu yıl ilk kez gerçekleştirilen ŞEHİR'de Çocuk Sempozyumu'nda eğitimden hukuka, medyadan, toplum bilimlerine kadar çocuğa dair her alandaki konular Türkiye'nin her yerinden akademisyenlerin katılımıyla geniş bir yelpazede ele alındı. Geleneksel hale getirilecek sempozyum ile disiplinlerarası bir yaklaşımla iş birlikleri sağlanması ve çocuklarla ilgili geliştirici, koruyucu ve faydalı uygulamaların hayata geçirilmesi hedefleniyor.

İstanbul Şehir Üniversitesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Haftası'nı, “ŞEHİR'de Çocuk Sempozyumu" ve 27 Nisan Cumartesi günü düzenlenecek “ŞEHİR Çocuk Şenliği" ile kutluyor. Bu yıl ilki düzenlenen sempozyum, ŞEHİR Çocuk Araştırmaları Birimi ile Türk Dili Edebiyatı ve Çocuk Gelişimi Programı'nın öncülüğünde gerçekleştirildi.

“Çocuk ve Eğitim" temasıyla, Türkiye'nin dört bir yanından gelen akademisyen ve uzmanların katılmıyla gerçekleşen “1. ŞEHİR'de Çocuk Sempozyumu"; İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Çelikcan ile İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Eda Ünlü Yücesoy'un açılış konuşmalarıyla başladı.

Prof. Dr. Peyami Çelikcan: “Eğitim yalnızca okulla sınırlı değil"

İstanbul Şehir Üniversitesi'nin hem akademik düzeyde hem de öğrencilerin gönüllü çalışmalarıyla çocuklara yönelik çok geniş bir alanda farklı çalışmalar yürüttüğünün altını çizen Prof. Dr. Peyami Çelikcan, şunları söyledi:

 “ŞEHİR Çocuk Araştırmaları Merkezi de farklı disiplinlerden akademisyenlerin katılımlarıyla oluştu. Eğitimin sadece okulla sınırlı olmadığını, tüm sosyal çevrenin de bu eğitim sürecine katkı sağladığını ortaya koyarak; zorluklarla baş edebilen, ahlaki değerleri yüksek ve güçlü bireyler yetişmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda, merkezimizin ilk çalışması olan bu sempozyumu da disiplinlerarası bir yaklaşımla 23 Nisan kapsamında gerçekleştirdik"

Doç. Dr. Eda Ünlü Yücesoy: “Hedefimiz ŞEHİR'de çocuk araştırmaları uzmanlık alanı oluşturmak"

Türkiye nüfusunun yüzde 28'ini, İstanbul nüfusunun ise yüzde 26'sını çocukların oluşturduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Eda Ünlü Yücesoy ise şunları söyledi:

“Çocuklarla ilgili geliştirici, koruyucu ve faydalı çalışmaların yapılması için hem disiplinlerarası iş birliklerine hem de akademik araştırma ve uygulamalara ihtiyaç var. Bu nedenle sempozyumu hazırlarken özellikle tekil bir alandan değil erken çocukluktan medya okuryazarlığına, çocuk haklarından çocuk edebiyatına kadar oldukça geniş bir perspektifte konuyu ele almak istedik. Bu sempozyum ile çocuklar için nasıl bir dünya istiyoruz sorusunun cevabını ararken, sadece “çocuğa göre" bir bakış açısı değil, “çocuklarla birlikte düşünen ve gelişen" bir düşünce yapısı oluşturmayı hedefledik. Bu sempozyumu önümüzdeki yıllarda da devam ettirip yeni çalışmalara ev sahipliği yaparak, üniversitemizde bir çocuk araştırmaları uzmanlık alanı oluşturmayı hedefliyoruz."

Çocuk gelişimi medyadan tasarıma kadar geniş bir perspektiften tartışıldı

Başkanlığını Rektör Prof. Dr. Peyami Çelikcan'ın yaptığı ilk oturumda, Hürriyet Gazetesi Eğitim Yazarı Nuran Çakmakçı, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Dilek Ertürk, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kınık, “Çocuklar ve Medya" konusunu tartıştı.

“Eğitim önceliklerimizden biri anne-baba eğitimini ön planda tutmak olmalı"

Hürriyet Gazetesi yazarı Nuran Çakmakçı konuşmasında eğitimin temelinin öncelikle anneler ve babalar olduğuna inandığını ifade ederek; “Okulların yalnızca çocukları değil anne babaları da eğitmesi gerekiyor. Günümüzde çocukların eskisi gibi olmadığından bahsediliyor. Aslında eskisi gibi olmayan sadece çocuklar değil, ebeveynler de. Artık yeni nesil ebeveynler, “Eti senin kemiği benim" demiyor. Güçlü çocuk yetiştirdiğini zannederken aslında kendilerine bağımlı çocuklar yetiştiriyorlar. Oysaki gerçekten bağımsız ve güçlü çocuklar yetiştirmek için geleneksel metotlardan da vazgeçmemeliyiz" dedi.

“Kitle iletişim araçları çocuklar için öğrenme aracı"

Prof. Dr. Yıldız Dilek Ertürk, çocuk dendiğinde hiç büyümeyecek bir grup var ve orada çocuklar hep çocuk kalıyor gibi düşünülüyor ancak böyle bir dünya yok diyerek, şöyle konuştu: “Bugünün çocukları yarının yetişkinleri, ebeveynleri haline gelecek. Dolayısıyla onlara nasıl rol model olduğumuz çok önemli. Kendiniz telefonla oynarken çocuğa tableti bırak diyemezsiniz. Aynı şekilde kitle iletişim araçları da çocuklar için bir öğrenme aracı. Bu araçlarla çocuklarımıza nasıl bir dünya yarattığımıza dikkat etmeliyiz". 

“Dijital içerikleri ebeveynler de çocukları ile birlikte takip etmeli"

Doç. Dr. Ali Murat Kırık ise konuşmasında “Sosyal medya, çocuk ve aile üçgeni" konusunu ele aldı. Kırık, geleneksel medyanın çocuklar için bir anlam ifade etmediğini vurgulayarak, “Yetişen yeni nesil, her şeyi internet üzerinden öğreniyor. Dolayısıyla ebeveynlerin de bu yeni içerikleri takip etmeleri ve hatta çocuklarıyla birlikte oturup izlemeleri gerekiyor. Ancak bu şekilde kaliteli içeriklerin izlenmesi konusunda doğru bir yönlendirme yapabilir" şeklinde konuştu.