Yazar Buket Uzuner ŞEHİR'in Konuğu Oldu
22.11.2018
​İstanbul Şehir Üniversitesi'nin alanlarında fark yaratan isimleri ağırladığı "Leading Women Talks" programının son konuğu ünlü yazar Buket Uzuner oldu.
​​​​​​​İstanbul Şehir Üniversitesi'nin alanlarında fark yaratan isimleri ağırladığı "Leading Women Talks" programının son konuğu ünlü yazar Buket Uzuner oldu. 
ŞEHİR Mütercim Tercümanlık Bölümü, ŞEHİR İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi ve ŞEHİR Leading Women Topluluğu iş birliğiyle ‘Öncü Kadınlar’ teması altında düzenlenen etkinlikte Uzuner, tarihteki öncü kadınlar, kadın hakları ve feminizm konularıyla ilgileri görüşlerini paylaştı.
Uzuner, "Tarihi, kadınların yazdıkları üzerinden de okumalıyız" diyerek Türk kadınına öncü olan isimlerin hikayelerini anlattı. Uzuner konuşmasında 19. yüzyılda yaşayan Zeynep Hanım’dan bahsederek, "Yaşadığı dönemde kadın hakları konusunda büyük bir uyanışa yol açarak Doğu'dan sesini yükselten öncü bir kadın. Bu bakımdan O, dili iyi kullanan bir entelektüel ve aynı zamanda bir ‘cesur yürek’. Pierre Loti’nin Bezgin Kadınlar romanının gizli kahramanı da olan Zeynep Hanım, belki de bizim yalnız başına seyahat eden ‘ilk Türk kadın gezginimiz'" dedi. 
Selçuklu hükümdarlarından 2. Kılıçarslan'ın kızı Gevher Nesibe Sultan'ın etkileyici hikâyesini de aktaran Uzuner, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gevher Nesibe ileri görüşlü bir kadındı. Onun vasiyeti üzerine 1200'lü yıllarda Kayseri'de Anadolu’nun ilk şifahanesi (tıp merkezi) ve tıp medresesi yapıldı. Tarihi ve ilmi açıdan değeri çok yüksek olan ve 1800'lü yılların sonuna kadar da amacına uygun bir şekilde kullanılan bu yapı, dönemin birçok önde gelen Türk hekimini yetiştirdi." 
"Niye erkek cinayeti demiyoruz"
Dinleyicilere kadın hakları ve kadına bakış açısıyla ilgili düşüncelerini de anlatan Uzuner, feminizm teriminin artık 'kadının insan hakları' olarak anlaşılması gerektiğinin altını çizdi. Kendi gençliğinde ‘Ben feministim’ demenin çok cesaret isteyen bir konu olduğunu dile getiren ünlü yazar, "100 yıl öncesinden değil, sadece 25-30 yıl öncesinden bahsediyorum. Şimdi benim feminist erkek dostlarım var. Oğlumun da feminist olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü feminizmin, kadının insan hakları olduğunu artık hepimiz biliyoruz" dedi. Dünyanın hemen her yerinde bir sorun yumağının büyüdüğünü ifade eden Uzuner, "Bence bunun en büyük sebebi; kadın insan haklarının ve tabiatın haklarının ihmal edilmesi. Bu konular ihmal edildiği ve dünyayı sadece tek bir cinsiyet yönetmeye çalıştığı için bunlar oldu." diye konuştu. 
Uzuner; erkeklerin de, kadınların bu dünyada bir birey olduğunu, fikirleri olmayan, sadece doğurmak ve ev işi yapmaktan sorumlu, yiyeceğinden giyeceğine kadar tüketmesi gereken her şeyi bir başka cinsiyetin belirleyeceği bir canlı olmadığını kabul etmeleri gerektiğini söyleyerek; "Önemli bir üniversitenin önemli bir profesörü ‘Kadına en çok ev işi ve annelik yaraşır. Onun için Belediye seçimlerinde hiçbir kadına oy vermeyeceğim.’ diye açıklama yapıyor. Tüm bunlar, inançlı biriyse bir kere günah, inançlı değilse de ayıp ve cahillik demek. Bunlar artık çocukların bile güleceği şeyler. İnsanları böyle ayırmak ve bölmek, bizim kendimize yaptığımız bir şey." dedi. Ünlü yazar son olarak, kadına yönelik şiddet konusundaki görüşlerini dile getirerek, "Kadın cinayeti deniliyor. Kadın cinayeti değil ki, erkekler cinayet işliyor. Niye erkek cinayeti demiyoruz." sözleriyle konuşmasını tamamladı. 

​​​