Türkiye'nin Ortadoğu Üzerine Algıları ŞEHİR'de Konuşuldu
7.05.2018
"Türkiye’nin Ortadoğu Perspektifi: Algılar ve Gerçekler" Konferansı 27 Nisan Cuma günü Dragos Kampüsünde gerçekleşti.
​​​KAFAKAMPÜS Gençlik Platformu öncülüğünde, İstanbul Şehir Üniversitesi Modern Türkiye Çalışmaları Merkezi, Al Sharq Youth Türkiye, Marmara Üniversitesi Sivil Toplum Kuruluşları Araştırma ve Uygulama Merkezi ortaklığı ile düzenlenen konferansta Türkiye’nin Ortadoğu algısı farklı açılardan, Ortadoğu üzerine çalışan uzmanlar tarafından ele alındı. 

Konferans, İstanbul Şehir Üniversitesi Modern Türkiye Çalışmaları Merkezi Müdürü Dr. Muzaffer Şenel, Al Sharq Youth Türkiye Genel Koordinatörü Deniz Baran ve KAFAKAMPÜS kurucuları Elif Zeynep Doğan ve Kübra Akyıldız’ın açılış konuşmaları ile başladı. Etkinliğin "Dini ve Kültürel Perspektiften Ortadoğu" başlıklı ilk oturumunda Deniz Baran’ın moderasyonunda, Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara, Yazar Zahide Tuba Kor, Gazeteci Taha Kılınç ve Suriye asıllı Ürdünlü öğrenci Rezan Hashem sunumlarını gerçekleştirdi.

Türkiye’nin Ortadoğu algısını ve gerçekleri "İslami çalışmalar ve hareketler" konusu üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara, "Ortadoğu’yu Batılı kalıplarla okuduk, Arap isimlerini bile onlar gibi telaffuz etmeye başladık. Bunun yanında Türkiye akademisi ve karar vericilerin Ortadoğu'da algı sorunu yaşamasının sebebi bölgedeki fiziksel ve zihinsel kopuştan kaynaklanmaktadır" dedi. 

Yayın dünyası üzerine konuşmasını gerçekleştiren Zahide Tuğba Kor ise "Bölgesel dinamikleri bilmiyorsanız, küresele doğru bakamıyorsanız, sadece Türkiye’yi görürsünüz. Türkiye’yi Dünya’nın merkezi, Dünya’yı da Türkiye etrafında tavaf ediyor sanıyoruz. Dünyada ne olay olsa hepsi Türkiye’yi yok etmek için diye düşünüyoruz. Buna ek olarak bölgeye olan algımız medyatik olarak kalmakta ve uzman eksikliğimiz var. Türk medyasının bölgeye olan ilgisi bütünlükten kopuşu simgelemektedir" diye konuştu.

Ortadoğuya dair "kültürel ve tarihi çalışmalar" üzerine konuşmasını gerçekleştiren Taha Kılınç, "İslam medeniyeti, yemek kültüründen giyim kuşama kadar bizde en güzel formunu buldu şeklinde bir bakış açımız var. Özgüven güzel ama bu kadarı İslam dünyası ile kaynaşmamıza engel oluyor" dedi. Suriye asıllı Ürdünlü bir gencin Türkiye'deki yaşam tecrübesinden bahseden Razan Hashem ise şunları söyledi: "Gençlerle yaşlıların Suriye denince verdikleri tepkiler çok farklı. Gençler için orada sadece savaş var, mülteciler ve adaletsizlik var."

Konferansta "Akademik ve Politik Perspektiften Ortadoğu" başlıklı ikinci oturumun moderatörlüğünü ise Dr. Muzaffer Şenel yaptı. Oturuma konuşmacı olarak ise Dr. İsmail Yaylacı, Al Sharq Forum Araştırma Direktörü Galip Dalay, TRT Arapça Haber ve Program Direktörü Resul Serdar Ataş ve Mısırlı öğrenci Mohamed Shawky Abdelsatar Amasha katıldı.

Akademi alanında ve özellikle de uluslararası ilişkiler bağlamındaki çalışmaları ele alan Dr. İsmail Yaylacı, "Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler veya bir başka disiplin tek başına Ortadoğu’yu anlamaya muktedir değil. Uluslararası ilişkiler disiplininin Ortadoğu'yu anlama konusunda daha interdisipliner bir perspektif geliştirmesi gerekiyor. Bütüncül bir okumaya sahip olmamız bölgeyi oryantalist bakış açısından yorumlamamızı uzaklaştıracaktır" dedi.

Düşünce kuruluşları ve Ortadoğu çalışmaları üzerine sunum yapan Galip Dalay ise, "Ortadoğu yine tehdit ve güvenlik üzerinden okunmaya başlandı. Tabii bunun anlaşılabilir tarafları var ama bu gerekçeler iyi yönetilemezse, konjonktürel bir mesele olmaktan çıkar ve toplumun Ortadoğu algısını şekillendirir" diye konuştu. Medyadaki Ortadoğu çalışmaları üzerine konuşan Resul Serdar Ataş şunları söyledi: "Medya ekollerine baktığımızda temelde İngiliz ve Amerikan ekollerini görüyoruz. Yeni medya kuruluşları ise bu ekollerin organizasyon şemasını benimsiyor fakat bu iki ekolü transfer ederek alternatif olmaya çalışırken çoğunlukla marjinalleşiyorlar."

Oturumun son konuşmacısı olan Mohammed Amasha ise Mısırlı bir gencin Türkiye'deki yaşam tecrübelerini dinleyicilerle paylaştı; "Türkiye’nin bir Ortadoğu algısı yok, Türkiye’de kimlikler ve bu kimliklerin farklı algıları var. Türkiye’de daha çok İstanbul’da, İstanbul’da Türkçe konuştun mu artık Türksün, Türkler de çok sevinirler Türkçe konuşmana. Genel anlamda muhafazakarlar Arapları İslam kardeşliği açısından görüyorlar. Sekülerler kişiden kişiye değişiyor ama Arabistan gibi olacağız derler" diye konuştu.